• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/celebi.ozturk.9
Site Haritası
ŞİİR KLİBİ
 
               ÇELEBİ ÖZTÜRKRESMİ WEB SİTE    
                                                                           

   

Mahzun Bakışlı ve Kalbi Kırık Hayvanlar

Mahzun Bakışlı ve Kalbi Kırık Hayvanlar

İnsanı insan yapan özellikleri bazen sorgulamak geliyor içimden. Konuşmak ve düşünmek insanı insan yapmaya yeterli değil. İnsanın bencilliği, benliğini tatmin etmek için başkalarına acımasızca saldırması, acıma ve merhamet duygularını bir tarafa atarak yalnız kendisi için yaşaması, insani duygulardan bencilce yararlanması ne kadar insani olabilir? Allah’ın konuşma ve düşünme yeteneğinden mahrum bıraktığı hayvanlar bile insandan daha merhametli…

İnsan, yalnız evinde hâkimiyetini sürdürmüyor. Sokakta da aynı şekilde davranıyor. Hâlbuki sokaklar yalnız insanlara ait değil. Yaşadığınız çevreyi düşünün: Sizden başka nefes alıp veren canlı yok mu? İnsanlar, hayvanlar, ağaçlar, kuşlar… Demek ki insan sokakta yalnız değil. Sokağı paylaştığı başka canlılarda var.

Bir ağacı sulayıp ona iyi baktığınız zaman meyve verir. Çiçek açar. Size gölge olur. Bir hayvanı sevdiğiniz zaman size dost olur. Asla ihanet etmez. Sokakların hayvanlara, hayvanların sokaklara ait olduğunu düşünürsek, onlar insanlar gibi sokakları da sahiplenmez. Paylaşımcıdır. Kendi düzenleri içinde yaşamaya çalışan sokak hayvanlarına zulüm eden, onları aşağılayan, horlayan, itip kakan yine insandır. O kadar ki, onların genel isimlerini köpek diye aşağılamak amacıyla kullanır insan.

Merak edip araştırdım; acaba köpeklerin özgürlüğü hiç kısıtlanmış mı? 1865’te toplanan sokak köpekleri  İstanbul’da Hayırsız adasına sürgüne gönderilmiş! Dünyada ise heykeli yapılıp tapınaklara konmuş. Eski Mısırlılar köpeği kutsal sayarak mumyalamış. İlk evcilleştirme de bu dönemde başlamış. Eski Orta Asya Türk Takvimi’nde oniki ay oniki hayvan adıyla anılıyormuş. Bu aylardan birinin adı da it… Roma döneminde yedi uyuyanlar olayında Kıtmir isimli bir köpek var. Dede Korkut kitabında köpek, dost ve kılavuz olarak belirtiliyor.

İnsan, acımasızlığını, bencilliğini her dönem göstermiştir bu hayvanlara karşı. Kimi zaman zehirlenmişler, kimi zaman toplanıp açlığa ve ölüme mahkûm edilmişler. Kartpostalların değişmez figürü, can dostumuz, evimizin, malımızın bekçileri her zaman aşağılanmışlar ve acımasızca zulme uğramışlar. Ümit Sinan Topçuoğlu, 1867 yılında İstanbul’u ziyaret eden Mark Twain’in şu sözlerini aktarıyor: "Hayatımda hiç bu kadar mahzun bakışlı ve kalbi kırık sokak köpekleri görmedim."

Hayvanları sevmeyen insan çoğunluktadır. 

Müslüman âlemi ile gavur diye nitelendirdiğimiz Hıristiyan âlemini karşılaştırdım. Hayvanlara yaklaşım nasıl? Merak edip araştırdım. Buyurun birlikte okuyalım: Köpek çalmak, terk etmek, zehir veya silahla öldürmek pek çok ülkede ağır ceza gerektiren suçlardır. Hasta, yaralı, yaşlı, istenmeyen ya da evsiz köpeklerin yok edilmesi (euthanasia) ancak dikkatli incelemelerden sonra, hayvan korkutulmadan ve uyutularak yapılabilmektedir. Hayvanların son dakikalarının acısız, korkusuz ve hoş geçmesi için özen gösterme konusunda hayvan uyutan görevlilerin eğitilmeleri, bazı ülkelerde yasa gereğidir.

Tıpkı insana yapılan muamele gibi.  Müslümanım diyenin Müslümanlığını, insanım diyenin insanlığını gözden geçirme zamanı çoktan geçmiştir.

Çünkü insana merhamet etmeyen hayvana, hayvana merhamet etmeyen insana merhamet etmez.