• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/celebi.ozturk.9
Site Haritası
ŞİİR KLİBİ
 
               ÇELEBİ ÖZTÜRKRESMİ WEB SİTE    
                                                                           

   

Bireysel Silahsızlanma

  “At, avrat, silah” deyimi yiğitlikle özdeşleşmiş bir kavramdır. Avantür filmlerde esas oğlanın (!) adeta kimliğidir. Erkek doğduğunda silah sıkılır, yumuk eline silah tutuşturulur.

       Anadolu’da yiğit, er kişidir. Genellikle soyu sürdüren, tarla, bağ, bahçe başta olmak üzere çalışan ve aileye bakan (geçindiren) kimsedir. Anadolu’da yiğit silah kuşanır! Anadolu’da yiğit gözüpektir. Silah kuşanmadan yiğitlikten söz edilmez. Bu nedenle erkek çocuğunun Anadolu’da anlamı farklıdır. Erkek çocuğunun kendini tanımazdan önce ilk tanıştığı oyuncak silahtır. Silah, bu yaşlarda çocuk için kahramanlık ve düşmanı alt etme aracı olarak belleğine yerleşir. Kendini tanımaya başladıkça tutku halini alır. Zamanla egosu haline gelir.

       Ekranlarımızda silahın kullanılmadığı hiçbir film yoktur. Evdeki çocuğunuza istediğiniz kadar silahın zararlarını anlatın, çocuk bir yandan sizin silah hakkındaki öğüdünüzü dinlerken, bir yandan, silahın kullanıldığı filmde olacaktır gözü. Son zamanlarda henüz on yaşın altındaki çocukların oyuncak sanarak eline silah alması sonucunda ölümlü birçok kaza yaşanmıştır. Dünyanın her yerinde bu tür vahim kazalar yaşanmaktadır. Evinde silah bulunduranlar dikkat etmelidir. Bir gün çocuğunuz silahı eline alarak size doğrultup oyuncak sandığı silahın tetiğine basabilir.

       Çocuklar, olayları ve kahramanlıkları farklı algılar. Silahla kahraman olunamayacağı fikrini çocuk zihnine yerleştirmek gerekir. Aksi halde emin olun bir gün çocuğunuz silahla kahramanlığa soyunabilir.

       Silah sıradan bir nesne değildir. Günlük yaşantımızda olağan sayılan, sıradan ticari mal alışverişi, herhangi bir nesne gibi düşünülmemelidir. Çocuğun doğum gününde silah hediye edilirse silaha özendirmiş olursunuz. Hâlbuki silah özenilecek, özendirilecek bir nesne değildir. Silahın bir tek işlevi vardır: Öldürmek. Yani bir başka canlının yaşama hakkının elinden alınması demektir. Silah kullananların kendilerinde bunu nasıl bir hak olarak görmesi doğal kabul edilebilirse, insanların yaşama hakkının da anayasal bir hak olarak görülmesi ve bilinmesi gerekir. Bir tek canlıyı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibi olur, diyen kutsal kitabımız öldürmenin yasak olduğunu ifade ederken, ölüm araçlarının kullanılmasının zararına da dikkatimiz çekilmektedir.

       Silahla ilgili kanuni sorumluluklar vardır. Birde yaralama, öldürme, sakat kalma gibi sonuçlar doğuran vicdani sorumluluğu vardır. Vicdani sorumluluğun dini boyutu da bulunmaktadır.

       Yasa gereği ekranda sigara görüntüsü flulaştırılıyor. Ancak çocuklarımızın beynini zehirleyen silah görüntülerine karşı kimse kılını kıpırdatmıyor. 3984 Sayılı Radyo ve Televizyon Yayınları Hakkındaki Kanun; (Madde:4/g) Toplumu şiddet ve teröre sevk eden yayınlara imkân verilmemesi ilkesine aykırı olmamak; şeklinde çok açık bir madde bulunmaktadır. Bu maddeye göre ekranda silahlı şiddet, yaralama, öldürme görüntüleri içeren filmlerin durdurulması gerektiği halde RTÜK kılını kıpırdatmıyor.

       T.B.M.M. İçişleri Komisyonu, Silah Kanunu Tasarısı’nı incelenmek üzere kurulan Alt Komisyona gönderdi. Komisyon 26 Ocak 2010 tarihinde toplandı. Ümit ediyorum ki Silah Kanunu Tasarısı Türkiye gerçekleri dikkate alınarak düzenlenir ve toplumun bütün kesimlerinin mutabık olduğu bir kanun olarak karşımıza çıkar.