• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/celebi.ozturk.9
Site Haritası
ŞİİR KLİBİ
 
               ÇELEBİ ÖZTÜRKRESMİ WEB SİTE    
                                                                           

   

İlaç, Reçete ve Doktor Anlayışımız

Doğu bölgelerine doğru gittikçe ilaç, reçete, doktor anlayışı değişiyor. Bölgemizde de öyle.

     Nedenini düşünüyorum.

     Vatandaşın anlayışına göre, hasta olmasa bile vatandaş herhangi bir ilacı yazdırmak istiyorsa Doktor yazmak zorunda! Vatandaş Doktora muayene olmadan tanıdığı herhangi bir eczaneye giderek ilacını rahatlıkla alabiliyor. Eczacı, bu olumsuzluğa engel olmadığı gibi, Doktor gibi ilaç önererek rahatlıkla Doktor rolünü de üstlenmiş oluyor. Vatandaş daha sonra canının istediği bir gün Sağlık Ocağına veya Hastaneye giderek ilacını yazdırabiliyor. Buna göz yuman Doktorlar olduğu gibi geri çevirenlerde oluyor.

     Tanıdığım bazı Doktorlar hastayı görmeden ve muayene etmeden ilaç yazmadıkları gibi, eczane tarafından hastanın eline tutuşturulan ilaç adı yazılı kâğıda bakmıyorlar bile. Hatta vatandaş tarafından kuru gürültü ile taciz edildikleri zaman muayene edip hasta değilsin diyerek ya ilaç yazmıyorlar veya hasta ise muadil ilaç yazıyorlar. Caydırıcılık açısından hastaya karşı olumlu bir yaklaşım.

     Vatandaş, ilaç yazdırmak için hastayı Sağlık Ocağının önüne getirip arabanın içinde bekletirken ilaç yazdırmaya kalkıyor. Doktor, hasta gelsin, dediğinde “Hasta arabada oturuyor. Yürüyemiyor!” gibi bahanelerle Doktoru aldatmaya çalışıyor. Genellikle bu gibi durumlarda hastasını Doktora getirmek zorunda kalan vatandaş, o yürüyemiyor denen hastanın turp gibi sağlam ve rahat yürüdüğüne şahit olunuyor.

     Hastayı görmek istediğini söyleyen bir Doktora, “O masada oturmakla kendini bişey mi zannediyon?” diye tepki gösteren, “Adam olsan yazarsın!” diyene, “Eczaneden ben bu ilaçları aldım. Sen yazmak zorundasın” diyene, “Bu adette yeni mi çıktı?” diyene, “Böyle devlet mi olur? Durmadan bişey çıkarıyor!” diyene, memura ağzının içinden mırıldanarak arkasını dönüp gidenlere şahit oldum. Velhasıl görevini lâyıkıyla yapmaya çalışan Memur ve Doktorların zor şartlar altında görev yaptığına şahit oldum. Karısının, çocuklarının, annesinin, babasının, hatta komşusunun kimliğiyle gelip ilaç yazdırmak isteyen vatandaşları gördüm. Hastayı getirmeden, bir kâğıda T.C. Kimlik numarasını yazarak ilaç yazdırmak isteyen vatandaşın, “Yahu yürüyemeyen hastayı ben nasıl getiriyim. Hastayı getirmek zorunda mıyım?” dediğine şahit oldum. Doktor, yaşlı bir kadına, “Teyzeciğim sen bu ilaçları kullanamazsın. Senin için zararlı…” demesine rağmen kadının, “Ben bu ilaçları günlük almazsam hasta oluyorum” dediğine şahit oldum.  Bu da gösteriyor ki leblebi yer gibi ilaç kullanıyoruz. İlacın gerekli olup olmadığına bakılmıyor. Vatandaş boş yere ilaç kullanırken, devletin zaruri sağlık harcamaları için ayırmış olduğu bütçenin heba edildiğini görmüyor, anlamıyor.

     Bu gibi olumsuzluklara aracılık eden hatırı sayılır kimseler olduğu gibi, kibarca geri çevrildikleri zamanda tehdit etmekten geri kalmayanlarda oluyor. Vatandaşın anlayışı odur ki, istediği zaman tanıdığı herhangi bir eczaneden ilacını yazdırmadan rahatlıkla alabilir, yine istediği bir zaman Doktora giderek ilacını yazdırabilir. Doktor, hangi ilaç olursa olsun yazmak zorundadır. “Bu adette yeni mi çıktı? Devlet durmadan yeni şeyler çıkarıyor” anlayışının arkasındaki gerçek düşünce budur. Memur köle, Doktor evrak memuru anlayışı…

     Kırsal kent yaşamı içinde vatandaşın, “Önce ben” duygusu içinde hareket etmesi kanun, tüzük, yönetmelik ve tamimlerin çiğnenmesine ve gayriyasal vakıalara zemin hazırlamasına neden oluyor. Nitekim Yozgat’ta olduğu gibi bazı illerde başlatılan REÇETE OPERASYONU bu düşüncenin ürünü… Bunun sonucunda memurların disiplin cezası yanında adli yargıda yargılanması sonucu ortaya çıktı. Memur ve Doktorlar, memuriyet yaşamı içinde hoş olmayan bu gibi sonuçlarla karşılaşmamak için görevlerini kanunların kendilerine verdiği yetki çerçevesinde ve kimseden korkmadan, kimseden çekinmeden, kimsenin hatırını saymadan yapmak ve uygulamak zorundadır. Vatandaşında görevini yapan Memura saygı göstermesi gerekir.