• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/celebi.ozturk.9
Site Haritası
ŞİİR KLİBİ
 
               ÇELEBİ ÖZTÜRKRESMİ WEB SİTE    
                                                                           

   

Çelebi Öztürk


Çelebi ÖZTÜRK ile Ufuk Mülakatı

ÇELEBİ ÖZTÜRK KİMDİR?

Çelebi Öztürk, 1963 yılında Kırıkkale'nin Delice ilçesine bağlı Yeniyapan köyünde doğdu. A.Ü. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'ne kayıt yaptırmasına rağmen çeşitli nedenlerden A.Ü. Kırıkkale Meslek Yüksekokulu'nda yüksek öğrenimine devam etti. Mezuniyetine müteakip Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi İş İdaresi Bölümünden mezun oldu.
     Muhabir olarak 1983 yılında başladığı yazım dünyasındaki ilk serüveni onu Yazı İşleri Müdürlüğüne kadar götürdü. Başyazı ve müstear adlar kullanarak yazılar yazdı. Öyküleri ve hikâyeleri yayınlandı. 
     Özel bir eğitim kuruluşunun idareciliğini yapmakta iken ayrılarak 1986 yılında memuriyete başladı. Devletin çeşitli kademelerinde uzun yıllar idarecilik yaptı. Ücretli ders vermek suretiyle Sağlık Meslek Liselerinde altı yıl öğretmenlik yaptı. Sağlık Meslek Liselerinde okutulan daktilografi ders kitaplarını müfredata uygun yazan ilk yazardır. 
     Memuriyet hayatı sıkıntılı geçti. 2002 yılından başlamak üzere çok sayıda soruşturma geçirdi. 2003 ve 2005 yıllarında iki defa açığa alındı. Mahkemeleri beraatla sonuçlandı 2006 yılında tayin edildiği Yozgat ilinde edebiyat çalışmalarını aralıksız sürdürdü.  
     Yerel gazetelerde yazıları yayınlandı. Cumhuriyet Şehri Kırıkkale, Kırıkkale 2009 ve İhsan Işık'ın hazırladığı, İngilizce olarakta yayınlanan Türkiye Kültür ve Edebiyat Adamları Ansiklopedisi isimli kaynak kitaplarda hakkında bilgiler verildi. Yazarın kuruculuk, koordinatörlük ve genel yayın yönetmenliğini yaptığı çeşitli edebiyat dergileri yayınlandı. Kısa süre yayıncılıkta yapan yazar, bu yayınevinin editörü ve genel yayın yönetmenliğini de üstlendi. Şiir tahlilleri üzerine yaptığı çalışmalar ve yazıları çeşitli edebiyat dergileri, yerel gazetelerde ve internet sitelerinde yayınlanmaktadır. Şiirleri çeşitli antoloji kitaplarında yer aldı. 
     Görev yaptığı kurum ve kuruluşlar tarafından çok sayıda teşekkür, takdirname ve Türk kültürüne hizmet ve katkılarından dolayı Onur Ödülleri ve plaketle taltif edilen yazar, 2010 Yılında İLESAM tarafından düzenlenen yarışmada 12 EYLÜL Feryat isimli roman çalışmasıyla Jüri Teşvik Ödülü aldı.       
       Türkiye Yazarlar Birliği ve Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) üyesi olan yazar, aynı zamanda bu birliğin Radyo – TV Yayın Kurulu asil üyesidir.

YAYINLANMIŞ ESERLERİ:
1-      Daktilografi 1 (Ders kitabı): 1999
2-      Daktilografi 1 (Ders kitabı- Genişletilmiş ikinci basım): 2000
3-      Daktilografi 2 (Ders kitabı): 2000
4-      Sessiz Çığlık (Şiir): 2000
5-      Kırık Kalem Dergisi Şiir Antolojisi: 2007
6-      Elveda İlkbahar Gözlüm (Öykü): 2008
7-      Artık Herkes Gibisin Anka Kuşu (Öykü): 2008
8-      Gönül Pınarından Damlayanlar (Şiir Antolojisi):2008

YAZILARININ YAYINLANDIĞI GAZETELER

1. Kırıkkale İl Gazetesi
2. Kırıkkale Manşet Gazetesi
3. Kırıkkale Mavi Dünya Gazetesi
4. Kırıkkale Ayrıntı Gazetesi
5. Anayurt Gazetesi
6. Yozgat – Akdağmadeni Doğan Güneş Gazetesi
7. Yozgat- Akdağmadeni Akdağ Gazetesi
8. Yozgat- Sarıkaya Gazetesi
9. Yozgat- Yerköy Gazetesi
10. Yozgat- İleri Gazetesi
11. Giresun-Şebinhaber Gazetesi
12. Giresun-Şebinkarahisar
13. Kerkük Gazetesi

HAKKINDA YAZAN GAZETELER


1. Kırıkkale İl Gazetesi
2. Kırıkkale Manşet Gazetesi2
3. Kırıkkale Mavi Dünya Gazetesi
4. Kırıkkale Ayrıntı Gazetesi
5. Anayurt Gazetesi
6. Yozgat – Akdağmadeni Doğan Güneş Gazetesi
7. Yozgat- Akdağmadeni Akdağ Gazetesi
8. Yozgat- Sarıkaya Gazetesi
9. Yozgat- Yerköy Gazetesi
10. Yozgat- İleri Gazetesi 
11. Yozgat- Selam Gazetesi
12. Afyon- Kocatepe Gazetesi
13. Giresun-Şebinhaber Gazetesi
14. Yozgat Havadis Gazetesi

YAZILARININ YAYINLANDIĞI DERGİLER
1. Töre Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi
2. BH Sanat Dergisi
3. Berceste Dergisi
4. Kümbet Altında Dergisi
5. Çıngı Dergisi
6. Sevgi Yolu Dergisi
7. Kırık Kalem Şiir Tahlilleri Dergisi
8. Kültür Çağlayanı Dergisi
9. Küskün Akasya Dergisi
RÖPORTAJLARININ YAYINLANDIĞI DERGİLER
1. Ortanca Edebiyat Dergisi: Altay Öktem ile söyleşi
2. Kırık Kalem Şiir Tahlilleri Dergisi: Sabit İnce ile söyleşi
KENDİSİYLE YAPILAN RÖPORTAJLARI YAYINLAYAN DERGİ VE GAZETELER
1. Ortanca Edebiyat Dergisi
2. Yozgat İleri Gazetesi

YAYINA HAZIRLANAN KİTAP DOSYALARI
1. 12 EYLÜL 1- Feryat-: Roman
2. Q ve F Klavye İle On Parmak Bilgisayar Öğrenme Teknikleri:Eğitim
3. Öğretmenim: Öyküsel anlatı
4. Su da Ayak İzleri: Öykü
5. Gerçekleşen Rüyalar ve Rüya Tabirleri: Araştırma-İnceleme
6. Şiir Tahlilleri: İnceleme
PROJELERİ
1. 12 EYLÜL 2- İşkence: Roman
2. Vesvese: Roman
3. Çelebi: Roman
4. Kıyamet: Roman
5. Her Yönüyle İÇERİKLİ: Araştırma-İnceleme
6. 4734 Sayılı Kanuna Tabi İdareler İçin DOĞRUDAN TEMİN: Araştırma-İnceleme
7. Adı Konulmamış Öyküler: Öykü
8. Soruşturma: İnceleme-araştırma
YAZILARIMIN YAYINLANDIĞI İNTERNET SİTELERİ
www.kerkukgazetesi.com
www.siirsanati.com
blog.azbuz.ekolay.net
www.edebiyatufku.com
www.antoloji.com
www.edebiyatdefteri.com
www.halilakpinar.net
www.turkiyesairlerbirligi.com
www.besteciler.org
ahmetsargin.blogspot.com
www.yazarlartoplulugu.com
kaleminsesiazbuzcom.azbuz.ekolay.net
celebiozturk.azbuz.com
www.hasannailcanat.com
www.kalehaber.com
www.haber318.com
kerimozbekler.bloggum.com
www.siirsandigi.com
www.gunduzkitabevi.com.t
kozaklim.com
www.tasova.net
akdogan.gen.tr
www.samsunbulten.com
www.sebinkarahisar.com
www.edebiderya.com
ortancadergisi.com
www.siirakademisi.com
calidergisi
http://www.askinehali.com
www.sairistan.com
www.varanhaber.com
www.sebinhaber.com
www.turansam.org
www.sancaki.com
surgunzade.celebiozturk.azbuz.com
www.gorelesol.com
www.turkiyeegitim.com
www.siirdostu.com
www.ibrahimimer.tr.gg
www.alucra.com
www.hikayeler.net
sanatkop.com
www.ilesam.org.tr
siiregel.azbuz.com
oytrabzon.com


Mustafa ŞAHİN: Yazmaya ne zaman başladınız?

Çelebi ÖZTÜRK: 1983 Yılında muhabir olarak başladığım yerel bir gazetede yazmaya başladım.

M. ŞAHİN: Genellikle hangi türde yazılar yazarsınız?

Ç. ÖZTÜRK: Yazılarımın konularını daha çok gerçek yaşam öykülerinden aldığım kesitler oluşturmaktadır. Kendi yaşam öyküm bunların başında gelir. Memuriyet hayatımda görev gereği çok gezdim. Buralarda gördüğüm, duyduğum ve şahit olduğum olaylar ve insanlar, çevremde gelişen olaylar yazılarımın ana temasının şekillenmesinde etkili olmuştur. Genel olarak makalelerim araştırma ve inceleme konularını oluşturur. Bunlar güncel konulardır. Bunların dışında eğitim üzerine yazdığım kitaplarım yine güncel konulardır. Öykü ve romanlarımın konularını vatan sevgisi, memleket sevgisi, doğa, aşk, vefa ve hayvan konuları oluşturur. Ancak illa bir konu da yazacağım diye kendimi zorlamıyorum. Konuyu yakaladığım an kurgusunu şekillendirip yazıyorum.

M. ŞAHİN: Yazmanızda etkili olan birileri oldu mu?

Ç. ÖZTÜRK: Evet. Ortaokulda yazdığım yarım sayfalık bir ev ödevini öğretmen çok beğenmişti. Beni yazmam konusunda teşvik etti.



M. ŞAHİN: Yayınlanan ilkyazınızı hatırlıyor musunuz, bu yazıdan bize biraz söz edebilir misiniz?

Ç. ÖZTÜRK: İlk kısa öykümdü. Yerel bir gazetede yayınlanmıştı. Sadullah isimli, gerçek yaşam öyküsünden alınan bir hikâyeydi. Sadullah çocukluğundan beri çobanlık yaparak hayatını kazanan bir insandı. Onun, dağda bir yılanla mücadelesini anlattım. Çok beğenilmişti. Çocukluğumda Sadullah'ın yılanla dövüş hikâyesini birçok defa dinlemiştim. Masal zannederdim. Yüksekokulda öğrenci iken Sadullah ile köyde karşılaştım ve yılanla dövüşmesinin hikâyesini bizzat ağzından dinledim. Bu öykünün aynı zamanda insanın yüreğini sızlatan acıklı bir yönü var. Öyküde anlatılan olay ve kişiler gerçektir.

M. ŞAHİN: Yazmaktan vazgeçmeyi düşündüğünüz oldu mu?

Ç. ÖZTÜRK: Arasıra bu duyguya kapıldığım olmuştur. Yazmak sabır gerektirir ve zaman işidir. Bir eseri yaratabilmek için azimli olmak gerekir. Bilgi birikimi gerekir. Bunlar olmazsa bir eseri ortaya çıkarmak mümkün değildir. Arasıra da olsa yazmaktan vazgeçmek duygusuna kapılmam tamamen kişiseldir. Ancak yazmanın benim hayatımda çok önemli bir yeri vardır. Beni psikolojik olarak rahatlatıyor.

M. ŞAHİN: Yazmaya ilk başladığınızda kendisine hayran olduğunuz yazarlar var mıydı?

Ç. ÖZTÜRK: Ahmet Günbay Yıldız'ın diline hayranlığım vardır. Orhan Kemal'in Anadolu şivesiyle oluşturduğu diyaloglara hayranım. Çocukluğumda Kerime Nadir, Sezai Karakoç, Necip Fazıl Kısakürek, Yaşar Kemal hayranıydım. Sanıyorum yazmaya başladığımda dil, kurgu, tasvir gibi unsurların şekillenmesinde bunların etkisi olmuştur. Çocukluğumda ve gençlik yıllarımda yabancı yazarları çok okudum. Ancak bu hayranlık düzeyinde değildir.

M. ŞAHİN: Bu yazarlara hayranlığınız devam ediyor mu?

Ç. ÖZTÜRK: Devam ediyor olmalı. Eserlerimde bunun sentezini görmek mümkündür. Öykülerimde Anadolu şivesiyle kurulmuş diyaloglar vardır.

M. ŞAHİN: Şu anda kendisine hayran olduğunuz yazarlar var mı, kimler?

Ç. ÖZTÜRK: Saydığım yazarları başta anmak istiyorum. Bunun yanında Ahmet Hamdi Tampınar, Halide Edip Adıvar'ın hemen hemen tüm kitaplarını okudum. Reşat Nuri Güntekin, burada ismini sayamayacağım pek çok yazar. Genel olarak Türk yazarlarını severek okurum ve hayranlığım vardır.


M. ŞAHİN: Yazmaktan başka resim, müzik gibi uğraşılarınız var mı, varsa neler?

Ç. ÖZTÜRK: Müzikle dinleyici olarak ilgileniyorum. Kara kalem resim çalışmaları yapıyordum. Şu sıralar çalışamıyorum. Ama yeniden başlamak istiyorum.

M. ŞAHİN: Çalışmalarınızı yaptığınız ortamı tarif eder misiniz?

Ç. ÖZTÜRK: Öncelikle çalışmamla ilgili notlar her zaman masamın üzerinde durur. Masamın biraz karışık olduğunu söyleyebilirim. Sonra bilgisayarım hazır ve nazır beni bekler. Çalışırken ortamın sessiz olmasından hoşlanıyorum ve Türk kahvesini eksik etmem.

M. ŞAHİN: Müzik dinler misiniz, dinliyorsanız ne tür?

Ç. ÖZTÜRK: Slav Türk Pop Müziği, Türk Sanat ve Türk Halk Müziğini severek dinlerim.

M. ŞAHİN: Çalışmalarınızı yaparken müzik dinler misiniz dinliyorsanız ne tür?

Ç. ÖZTÜRK: Çalışırken pek müzik dinlemem. Bunaldığım ve dinlenme ihtiyacı hissettiğim zaman müzik dinlerim. Yukarıda bahsettiğim müzik türlerini severek dinliyorum.

M. ŞAHİN: Haberleri takip ediyor musunuz, çalışmalarınızda gündemin etkileri oluyor mu?

Ç. ÖZTÜRK: Evet. Genel olarak takip ediyorum. Özellikle gündemle ilgili makalelerimde etkisi oluyor.

M. ŞAHİN: Magazin haberlerini takip ediyor musunuz, çalışmalarınızda magazin gündeminin etkileri oluyor mu?

Ç. ÖZTÜRK: Magazin programları başta olmak üzere hiçbir türünü takip etmiyorum. Bizim evde izlenmiyor. Bunun yerine gündemle ilgili tartışma ve haber konuları veya kitap okumayı tercih ediyorum.

M. ŞAHİN: Bir çalışmanın bittiğine nasıl karar veriyorsunuz?

Ç. ÖZTÜRK: Benim için bir çalışmaya bitti diyebilmek çok zor. Çalışmamı demlenmeye bırakırım. Bazen 3 ay, bazen 6 ay, bazen 1 yıl veya daha fazla… Aralıklı olarak biten çalışmamı defalarca okurum. İlave yapar ya da gereksiz ve fazla bölümlerini çıkartırım. İmlâ kuralları, anlatım bozukluğu, bazen bir paragrafın gereğinden fazla uzun olması gibi unsurları inceler ve gerekli düzenlemeleri yaptıktan sonra bir müddet daha demlenmeye bırakırım. Yeniden okuduğumda hoşuma giderse, evet, "bitti" derim.

M. ŞAHİN: Çalışmalarınızı yayınlamadan önce görüşünü veya tavsiyelerini aldığınız kimse var mı?

Ç. ÖZTÜRK: Doğruyu söylemek gerekirse yok. Bir çalışmam hakkında görüş ve tavsiye almam tamamen tesadüfe bağlıdır. Genel olarak yayınladıktan sonra tavsiye ve öneriler geliyor. Bundan son derece memnun oluyorum. Genel olarak olumlu görüş ve öneriler alıyorum. Bunlar benim için çok önemli. Dikkate alıyorum.

M. ŞAHİN: Bir çalışmayı bitirmeden başka çalışmaya geçtiğiniz oluyor mu?

Ç. ÖZTÜRK: Evet. Oluyor. Başka bir çalışmaya geçmek beni dinlendiriyor. Bu arada yarım bıraktığım çalışmam hakkında daha geniş araştırma yapma imkânı buluyorum.

M. ŞAHİN: Yarım çalışmalar sizde ne gibi bir etki yapıyor?

Ç. ÖZTÜRK: Olumsuz bir etki yarattığını söyleyemem. Dinlenip kafamı toparladıktan sonra yeniden çalışmaya dönmek beni tetikliyor. Yarım bıraktığım çalışmalarıma tekrar döndüğüm zaman baştan inceliyorum. Dikkatimden kaçan önemli bilgileri, çalışmanın içeriğiyle ilgili olabilecek önemli vurguları yeniden değerlendirme imkânı buluyorum. Dolayısıyla çalışmayı bitirdiğim zaman fazla düzeltilerle uğraşmamış oluyorum.

M. ŞAHİN: Çalışmalarınıza olumlu yorumlar aldığınızda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Ç. ÖZTÜRK: Tabi ki mutlu oluyorum. Bir çalışma için araştırma yapıyorsunuz, gerek beyin, gerek vücut yoruluyor. Olumlu yorumlar, doğru yolda olduğunuzu gösteriyor. Beni motive ediyor.

M. ŞAHİN: Çalışmalarınıza olumsuz yorumlar aldığınızda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Ç. ÖZTÜRK: Açıkçası kendimi kötü hissettiğimi söyleyemem. Olumsuz yorum aldığımda nerede hata yaptım, diye düşünerek çalışmayı yeniden incelemeye alıyorum. Bu tür yorumlar sayesinde eksiğimi tamamladığımı düşünüyorum. 

M. ŞAHİN: Yazdığınız zamanlar kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Ç. ÖZTÜRK: Kesinlikle en üst derecede motive oluyorum. Kendimi psikolojik olarak rahatlamış hissediyorum. Verimli bir insan olmak ve başkalarına yardımcı olduğumu düşünerek kendimi mutlu hissediyorum. Allah sağlık verirse yazmaya devam edeceğim. Projelerimi gerçekleştirmek istiyorum.

M. ŞAHİN: Yazmadığınız zamanlar kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Ç. ÖZTÜRK: Tam tersi düşüncelere kapıldığımı söyleyebilirim. Uzun süre ara verdiğim zaman ki, bu çok olmamıştır, verimimin düştüğünü hissediyorum. Motive olamıyorum. 12 Eylül 1 – Feryat- isimli roman çalışmamı 30 yılda tamamladım. Yazmaya çok genç yaşta başlamıştım. Bu kadar uzun ara vermemin nedeni çalışmayı beğenmemiş olmamdan kaynaklandı sanırım. Üzerinde çok çalıştım. Çok değişiklik yaptım. Bildiğiniz gibi bu eserim Jüri Teşvik Ödülü aldı.

M. ŞAHİN: Kendi yazılarınızı okuyor musunuz?

Ç. ÖZTÜRK: Kesinlikle okurum. Saat kaç olursa olsun yazımı okumadan rahat edemem.

M. ŞAHİN: Keşke yazmamış olsaydım dediğiniz çalışmanız oldu mu?

Ç. ÖZTÜRK: Hayır olmadı. Sonradan pişmanlık duyacağım bir çalışmayı zaten yapmam. Roman veya uzun bir araştırma ve inceleme üzerinde çalışacaksam bunun kurgusunu aylar, hatta yıllar öncesinden yaparım. Makale yazacaksam, yazmadan önce enine boyuna inceler, sonuçlarını analiz ederim. Bu da yanlış ya da sonradan pişman olacağım bir çalışmanın ortaya çıkmasını engelliyor.

M. ŞAHİN: Kendiniz için yazdığınız, zaman zaman okuduğunuz ve kendinizi hatırladığınız bir çalışmanız var mı?

Ç. ÖZTÜRK: Daha öncede dediğim gibi öykülerimde genel olarak kendi yaşantımı kurgulaştırıyorum. Elveda İlkbahar Gözlüm ve Artık Herkes Gibisin Anka Kuşu isimli öykü kitaplarımda yer alan bazı öykülerim ve 12 Eylül Feryat isimli romanımda hayatımla ilgili bölümler var. Bunları okuduğumda geçmişimi hatırlıyorum. Kimi zaman hüzün, kimi zaman tebessüm içinde kalıyorum.

M. ŞAHİN: Müstear kullandığınız oldu mu?

Ç. ÖZTÜRK: Çok oldu. 10'a yakın isim sayabilirim. Emekli olduğum için, dergi ve gazetelerde buna ihtiyaç duymam artık.

M. ŞAHİN: Müstear kullanma konusundaki düşünceleriniz neler?

Ç. ÖZTÜRK: Bazen gerekli oluyor. Meselâ Kırıkkale'de yerel bir gazetenin Yazı İşleri Müdürü olarak görev yaptığım yıllarda, yetişmiş gazete muhabiri ve yazar bulamadığımdan müstear adlar kullanarak yazılar yazdım. Yozgat da Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığım edebiyat dergisini çıkarırken her sayıda en az iki yazımı müstear ad kullanarak yayınladım. Kırıkkale ve Yozgat da yerel gazetelerde köşe yazarlığı yaptığım dönemlerde de müstear adlar kullandım. İlçe ve kasabalarda yayınlanan yerel gazetelerin en büyük sıkıntısı yazar bulamamaktır. Herhangi bir kamu kuruluşunda çalışanlar genel olarak korktukları için gerçek isimleriyle yazamazlar. Gerek internet sitelerinde, gerek basılı yayın yapan gazetelerde müstear ad kullanarak yazmak her zaman başvurulan yoldur. Ulusal yayın yapan gazeteler, hatta kitaplarda bile müstear kullanan yazarlar vardır. Çeşitli nedenlerden dolayı yazarların kendilerini gizleme gereği hissettikleri oluyor. Bunu doğal karşılamak gerekir.

M. ŞAHİN: Ne tür kitaplar okursunuz?

Ç. ÖZTÜRK: Yakın tarih, araştırma ve inceleme kitaplarını okuyorum. Öykü kitaplarını okurum. Şiir çalışmaları üzerine yazılan kitapları okuyorum. Çalışmalarım nedeniyle uzun zamandır roman okuyamadım. Okuyamadığım zaman kendimi yemek yememiş kadar aç hissediyorum.

M. ŞAHİN: Mutlaka okunmalı dediğiniz olmazsa olmaz eserler var mı?

Ç. ÖZTÜRK: Çok sayıda kitap var tabi ki. Ama bunlardan birini özellikle söylemek istiyorum. Türk Siyasi Tarihi açısından konuşmak istiyorum: Mustafa Kemal Atatürk'ün Nutuk ve Kazım Karabekir Paşa'nın NUTUK VE KARABEKİR'DEN CEVAPLAR isimli kitapların mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum. Edebiyat açısından; Türk edebiyatında klasikleşmiş eserler mutlaka okunmalıdır.

M. ŞAHİN: Tekrar tekrar okuduğunuz ( başucu kitaplarınız ) eserler var mı?

Ç. ÖZTÜRK: Çalı Kuşu, Huzur, Huzur Sokağı, Yanık Buğdaylar, Yunan Mezalimi… Yakın tarihle ilgili Komitacılar, Başımıza Gelenler, Ermeni Katliamı… Bu kitapları birden fazla okumuşumdur. Kendi öykü kitaplarım başucu kitaplarımdır. Ayrıca dini kitapları da burada belirtmek istiyorum. Dini kitapları her zaman okurum. Sürekli elimin altındadır.

M. ŞAHİN: Sizce mutlaka okunmalı mı, neden?

Ç. ÖZTÜRK: Bence okumalıdır. Okumak insanın ufkunu açar. Olaylara ve fikirlere karşı geniş bir pencereden bakmanızı sağlar. İnsan yaşadığı toplum içinde, toplum değerlerine saygı duymayı, kültürünü tanımayı, çevresiyle ilişkilerinde başarılı olmayı ancak okuyarak sağlayabilir.

M. ŞAHİN: Sizce yazmak için okumak şart mı, neden?

Ç. ÖZTÜRK: Bir mektup yazmak istiyorsunuz, ama yazdığınız satırlar komediden farksız oluyor. Bütün sülaleyi hâl hatır ediyorsunuz. Hatta ahırdaki sarı ineğe kadar. Bu nedir? Cehaletin göstergesidir. Yazmak için okumak şarttır. Okumadan ne düşünebilirsiniz, ne de düşündüklerinizi kâğıda aktarabilirsiniz. Yazamazsınız. Bu nedenle yazmak için okumanın şart olduğunu düşünüyorum.

M. ŞAHİN: Sizce insan neden yazar?

Ç. ÖZTÜRK: Doğumundan itibaren her insan farklı kültürlerde yetişir. İhtiyaçlarda farklıdır. Bu nedenle bir insanın yazmak için farklı ihtiyaçları olabilir. Kimi para kazanmak, kimi meşhur olmak, kimi duygularını açığa vurmak için yazabilir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Ama galiba en güzeli maddiyatı düşünmeden insanlara faydalı olabilmek için yazmaktır.

M. ŞAHİN: Bunlar içerisinde sizin yazma sebebiniz nedir?

Ç. ÖZTÜRK: Açık ve samimi olarak cevap vermem gerekirse, ne meşhur olmayı düşündüm, ne de çok para kazanmayı. İlkokulda öğretmen sorar hani: Oğlum büyüyünce ne olacaksın? Sınıfta yazar olmak istiyorum, diye sadece ben cevap vermiştim. Gülmüşlerdi. Öğretmen neden? Diye sorduğunda şu cevabı vermiştim: Yazmayı seviyorum... Şimdiki duygularımla söyleyeyim; İnsanlara faydalı olmak için. Yazmak beni mutlu ediyor.

M. ŞAHİN: Günümüzde birçok kişi yazar olmaya çalışıyor. Kimisi işin tekniğini yazar okullarında öğrenmenin peşinde kimisi yazarlığı kendi iç dünyasında arıyor. Bu konuda sizin düşüncenizi alabilir miyiz?

Ç. ÖZTÜRK: Yazar okullarının, işin tekniğini vermesi açısından faydalı olduğunu söyleyebilirim. Samimi olarak, yazar okullarından alınan bilgi ile yazar olunacağına inanmıyorum. Yazmak için gerekli bilgi birikimine, kültüre ihtiyaç vardır. Duygusuz bir insan yazamaz. Buna ilham diyoruz. Tekniğin yanı sıra, bir yazarda bilgi birikimi, yani kültür hazinesi ve olmazsa olmazlarından ilhamın olması gerekir. Bu nedenle yazar okullarından mezun olmak yazar olmak için tek başına yeterli değildir. Türk edebiyatında iz bırakmış hangi yazarımız yazar okullarından mezun olmuş? Yazarın iç dünyası çok önemli. Yazar olmak isteyen insan, gerekli bilgi birikimine sahip olduktan sonra yazabilir. Ancak yanlış anlaşılmasın; yazının kurgusu göz ardı edilemez. Meselâ roman yazmak isteyen kişi bol bol roman okuyarak kullanılan dilin, diyalogların, kurgunun, tasvirin nasıl yapıldığını incelemesi gerekir. Hayatında hiç roman okumamış bir insan kalkıp roman yazabileceğini iddia edemez. Yazar okullarının faydası teknik boyutta sınırlıdır bence.

M. ŞAHİN: Gelenek ve yenilik arasında yeriniz neresidir?

Ç. ÖZTÜRK: Gelenekçiyim. Şiirlerimde 2. Yeninin takipçisiyim. Tekniğim bu yöndedir. Bildiğiniz gibi 2. Yeni şairlerinden Sezai Karakoç gelenekçidir. Gelenekçi yönümün izleri bütün eserlerimde açıkça görülür.
Ancak yeniliğe de kapalı değilim.

M. ŞAHİN: Yazmaya yeni başlayanlara ne tavsiye edersiniz?

Ç. ÖZTÜRK: Bol bol okumalarını tavsiye ederim. Öncelikle Türk edebiyatında iz bırakmış yazarların klasikleşmiş eserlerini mutlaka okumaları gerekir. Yukarıda da söylediğim gibi eserde kullanılan dil, diyaloglar, kurgu, tasvir incelenmeli. Bir yazarın tarihten edebiyata, felsefeden genel kültüre kadar her konuda bilgisinin olması gerekir. Yani bilgi birikimi şarttır. Yazar olmak isteyen kişi denemeleriyle kendini sınavdan geçirmelidir. Nerede olduğunu anlamalıdır. Eksiğini görmeli ve bu eksiklikleri giderene kadar okumalı, işin tekniğiyle ilgili kısmı için gerekirse yazar okullarından veya işin uzmanlarından bilgi almalıdır.

M. ŞAHİN: Başınızdan geçen unutamadığınız ve bizlerle paylaşmak istediğiniz bir anınız var mı?

Ç. ÖZTÜRK: Çok var, ama bunlardan en önemlisi ve anlamlısı sanırım kendi kitabımı okutmaktır. 1999 ve 2000 yıllarında Daktilografi 1 ve 2 yayınlanmıştı. Bu tarihlerde Sağlık Meslek Liseleri'nde daktilografi dersi okutuluyordu. Kendi yazdığım kitaplarımı okutmanın heyecanı ve onurunu yaşadım. Üniversitelerde de okutulmuştu. Yayınevi bir gün beni arayarak, "Çelebi Bey, Prof. Dr……..aradı. Kitabı çok beğenmiş. Teşekkür etti." dediğinde kendimi dünyanın en mutlu insanı hissettim.

M. ŞAHİN: Size ulaşmak isteyenlere iletişim bilgilerinizi vermek ister misiniz?

Ç. ÖZTÜRK: Tabi ki. Ben okuyucularımla tanışıyor, görüşüyorum. Karşılıklı çok güzel ilişkiler içinde oluyoruz.
Bana celebiozturk.com isimli web sitemden ve celebi_ozturk@hotmail.com mail adresimden ulaşabilirler. 
Bana bu imkânı tanıdığınız için size ayrıca teşekkür ediyorum.

M. ŞAHİN: Edebiyat Ufku okuyucuları adına biz de size teşekkür ediyoruz efendim.