• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/celebi.ozturk.9
Site Haritası
ŞİİR KLİBİ
 
               ÇELEBİ ÖZTÜRKRESMİ WEB SİTE    
                                                                           

   

Türkmen Edebiyatı

TÜRKMEN EDEBİYATI

Türkmen yazılı edebiyatının ortaya çıkışı XVIII. Yüzyıla rastlar. Türkmen Halk Edebiyatı çok zengindir. Masallar, atasözleri, bilmeceler, destanlar ve türküler Türkmenlerin yaşayışlarını, örf ve adetlerini konu edinir.

Yrd. Doç. Dr. Mehmet Kara’nın incelemesine göre, “Türkmen destanları hem nazım hem de nesirle ifade edilmiş, destan kahramanlarının iç dünyalarına önem verilmiştir. Bunların başlıcaları, Göroğlı, Hüyrlukga Hemra ve Şasenem Garıp'tır. Göroğlı'nın Türkmenler arasında yayılması, psikolojik olarak onlarda derin tesirler bırakmış; kahramanlık, vatanperverlik ve mücadele hislerini kuvvetlendirmiştir.”

Türkmenlerin orta Asya’dan göç ederek Anadolu’ya kadar yayılmaları sırasında geçtikleri bölgeler, bu bölgelerden geçerken yaşananlar, konaklamaları babadan oğula, dededen toruna anlatıla anlatıla efsanevi bir şekilde günümüze kadar gelmiştir. Ancak bunlar sınırlıdır.

Türkmenler savaşçıdır. Ata binerler, kılıç kullanırlar. Mert, özü sözü doğru bir kavimdir. Onların bu kişilik ve karakterleri efsanelere, masallara, hikâyelere, şiir ve türkülere konu olmuştur. Türkmenler kahramanlara saygı duymuş ve onları sadece gönüllerinde yaşatmakla kalmamış, efsaneleştirerek edebiyatın vazgeçilmezi haline getirmiştir. Türkmen edebiyatında kahramanların ayrı bir yeri ve önemi vardır. Kahramanlar yenilmez, korkmaz, düşmana karşı kahramanca savaşır. Çok güçlüdür. Bu özelliklerinin yanı sıra kahraman, iyilik yapar, yardımsever kimsedir. Acizlerin, çaresizlerin, kimsesizlerin yanında olur, onların yardımına koşar. Zalime başkaldırandır.

Türkmen edebiyatında hayvanlara yer verildiği görülür. Türkmenler yerleşik hayata geçmeden önce, hayvanlarıyla iç içe yaşamış, hayvanların etinden, sütündün, yününden yararlanmışlardır. Bu nedenle hayvanlara karşı sevgi, merhamet vardır. Hayvanlarla aralarındaki bu bağ, onların masallarda kahramanlaştırılmasına neden olmuştur. Türkmen masallarında hayvanların güçlü, kötüye ve kötülüğe karşı savaşan bir varlık olarak yer alması onlara duyulan sevginin bir göstergesidir. Hayvanların konuşturulduğu görülür.

Türkmen atasözleri, yaşanan her tecrübenin sonunda elde edilen bilginin bir sonucu olarak karşımıza çıkar. Çok zengindir. Türkmenlerin yaşadığı coğrafyadan elde edilen kültür birikimi; dünya görüşleri, yaşama biçimleri çok zengin bir atasözü hazinesi ortaya çıkarmıştır. Bu hazine, kısa cümleler içinde hayat bulur.

Türkmen sosyal yaşayışı zengindir. Bu zenginlik içinde mutlu ve öz benliğine bağlı olarak yaşamayı başarabilmişlerdir. Bu nedenle Türkmen edebiyatında yer alan Bilmecenin de günlük yaşantıda ayrı bir yeri vardır. Bilmecelerde genellikle günlük yaşantıda kullanılan varlıkların, nesnelerin isimleri sık kullanılır.

Türkmenler birbirlerine bağlıdır. Savaşta ve barışta birbirlerini korur ve kollar. Türkmenleri eğlendiren, neşelendiren olaylar; bunlar genellikle sosyal yaşamın içerisinde ayrı önemi ve anlamı olan olaylardır: Kahramanlık, düğün, aşk, sevgi, güzellikler, hayvanlar, doğum, sünnet, askerlik, başarı v.b. ile sosyal yaşamın içerisinde onları üzen, kedere boğan, ağlatan olaylar; ölüm, haksızlık, adaletsizlik v.b. dir. Bu olaylar karşısında duygu ve düşüncelerini türkü yoluyla açığa vurmuşlardır. Türkmen Halk edebiyatında türkülerin ayrı önemi vardır. Geniş yer alır. Türküler incelendiği zaman Türkmen sosyal yaşantısının bir özeti olduğu görülür. Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar geniş coğrafya da yukarıda örneklerini verdiğimiz olayların kavramları dilden dile, daha sonra yazılı olarak söylene söylene günümüze kadar ulaşmıştır.

Yard. Doç. Dr. Mehmet Kara’nın incelemesinde; “Türkmen yazılı edebiyatının ortaya çıkışından önce kaleme alınmış kaynaklardan olan Divânü Lûgati’t-Türk’te, Kıpçak gramer ve sözlüklerinde (meselâ Bülgatü’l-Müştâk) Türkmence unsurlardan bahsedilmektedir. Ebu’l Gâzî Bahâdır Han’ın XVII.asırda yazmış olduğu Şecere-i Terâkime adlı eserde üç Türkmence şiir bulunduğu” tespit edilmiştir.

Türkmenler, önce Arap alfabesini kullanmışlardır. 1928 yılında Lâtin alfabesini kabul etmişler, ancak Rusların asimilasyona dayalı politik düşünce ve baskılarıyla 1940’tan itibaren Rus (Kiril) alfabesini kullanmaya zorlanmışlardır. Latin alfabesini esas alan Türkmen alfabesi 1993 yılında Türkmenistan Meclisinde kabul edilerek 1996 tarihinden itibaren resmi alfabe olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Türkmen edebiyatı;

1-     Rus istilâsına kadar olan Türkmen edebiyatı,

2-     Rus istilâsının başlangıcından İkinci Dünya Savaşına kadar Türkmen edebiyatı (1917-1941)

3-     İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türkmen edebiyatı (1941-1945)

4-     İkinci Dünya Savaşından Sonra Türkmen Edebiyatı (1945 -1979)

      olmak üzere dört devrede incelemek mümkündür.

Kaynakça:

Yard. Doç. Dr. Mehmet KARA

 

type="text/javascript">crd radyo
Yorumlar - Yorum Yaz